‘Hikayeler’ Kategorisi

Biz mi? Tanrı mı?

31 Mart 2008, Pazartesi | Yazar: Editor

Henüz annesini karnındayken tanışmıştı X yaşamın gürültüsüyle. Çok geçmedi ve onu karnında taşıyan canlının sancılı çığlıkları ile gözünü açtı o kalabalık garipliğe. Bebekliğinin sevimliliği ile hep sevilip öpüldüğü dönemlerde sessizce gülüyordu biraz alaycı biraz da düşünceli.Yaşamın kuralları beynine enjekte edilerek büyümeye başladı ve okul adı verilen karanlık duvarlarla tanışmıştı. Karanlıktı çünkü hep kalıplaşmış bilgilerle şekillendirilmeye çalışılıyordu. (more…)

Bulutla Yıldızın Aşkı

31 Mart 2008, Pazartesi | Yazar: Editor

Bir zamanlar gökyüzünde birbirlerini çok seven bulutla yıldız vardı. Bulut,gökyüzünü en şeker,en pembe bulutu; yıldızsa en parlak,umudu en çok yansıtan yıldızdı. Gökyüzündeki her varlık onların sevgisini kıskanırdı. Özellikle de biri vardı ki bulutla yıldızın ayrılmasını çok istiyordu. Hemde yıldızın en yakın arkadaşı olmasına rağmen. (more…)

Cam akvaryum…

31 Mart 2008, Pazartesi | Yazar: Editor

Birgün bir kral varmış.Bu kral rahatına çok düşkünmüş, ellerine bakanlar imrenirlermiş neden benim böyle ellerim yok diye. Nedeni ise hiç iş yapmamasıymış kralın, bırak iş yapmayı oturduğu yerden kalkmazmış bile. Birgün canı çok sıkılmış bana sihirbaz çağırın demiş. Ülkenin en iyi sihirbazı yanında koca bir akvaryumla gelmiş. Tabi akvaryumun içi doluymuş. Krala demişki: kafanızı bu akvaryumun içine sokun lütfen. Birazdan sihirli bir dünyayla karşı karşıya olucaksınız. (more…)

Çoban ağacı…

31 Mart 2008, Pazartesi | Yazar: Editor

Geçmiş yıllarda genç, tuttuğunu koparan, inançlı bir çoban varmış. Hergün hayvanlarını otlatmaya dağlara gidermiş. Çok yanlızmış kimsesi yokmuş. Birgün dağlara çıkarken yerde bir fidan görmüş. Onu alıp hayvanlarının otladığı araziye dikmiş ve bir bebek gibi bakmış ona hergün suyunu vermiş konuşmuş onunla. Aradan yıllar geçmiş ağaç büyümüş ve meyva vermeye başlamış. Çoban hergün gittiğinde önce çocuğunu sever sonrada “güzel yavrum mis kokulum hadi ver bugünki kısmetimi” dermiş ve gökten bir elma düşermiş en güzellerinden hiç nazlanmadan. (more…)

Çok tatlı çok…

31 Mart 2008, Pazartesi | Yazar: Editor

Kıza bir partide raslamıştı. Harika birşeydi. O gün peşinde okadar delikanlı vardıki partinin sonunda kızı kahve içmeye davet etti.Kız parti boyu dikkatini çekmeyen çocuğun davetine şaşırdı.:ama tam bir kibarlık gösterisi yaparak kabul etti teklifini. Hemen köşedeki şirin kafeye oturdular. Delikanlı öyle heyacanlıydıki kalbinin çarpmasından konuşamıyordu.Onun bu hali kızında huzurunu kaçırdı.Ben artık gideyim demeye hazırlanırken delikanlı birden garsonu çağırdı. Bana biraz tuz getirirmisiniz dedi. Kahveme koymak için. Yan masalardan bile şaşkın yüzler delikanlıya baktı. Kahveye tuz… Delikanlı kıpkırmızı oldu utançtan ama tuzu kahvesine döktü ve içmeye başladı. Kız merakla garip bir ağız tadınız var diye sordu. (more…)