Aşk Kazanmalı…

31 Mart 2008 | Yazar:Editor

Siyahlar icindeki gencin gozlerindeki ışık solmuştu. Icinde herhangi bir umut kalmamıştı. Umutsuz insan; korkusuz insandır. Ve korkusuz insan yaşayacak gucu bulamaz. Kalemi eline aldı. Elinde dosya kaşıdı kalmamıştı. O yuzden yazacaklarını bilgisayara yazmaya karar verip kalemi bıraktı. ADIT:

Yanlız kaldışımda aklıma duşunceler dolar, hayallerde onlara eşlik eder. Hayaller; Aerola hakkındadır; tabii duşuncelerde. Hayaller guzel ve sıcaktır, beraber olduşumuz harika bir dunya duşlerim. Umudun olduşu, ışışı olduşu.

Ne var ki duşunceler cirkin ve soşuktur; gene de ne yazık ki gercektir.

“Asla onunla bir daha beraber olamayacaşım”

Aşk kadar guzel; ama aynı zamanda acı verici bir duygu olabilirmiş Sanmıyorum. Her turlu olum acısını aklımdan cıkarabiliyorum, lanet olası aşrıları aklımdan cıkabiliyorum ama onu aklımdan cıkarıyorum.

Ona artık kızgın ya da kırgın deşilim. Hareketlerinin sonucunu tahmin edemedi. Belki de sevmedi bilmiyordum. şu ana kadar. Artık biliyorum.

“Sevdi belki de hala seviyor”

Bunun icin umutlanacak kadar ahmak deşilim. Bir cok şey olabilirim fakat asla ahmak olmadım.

Son zamanlarda bu konuda cok duşundum. Bence sevdi ve icindeki bir parca hala beni seviyor. Fakat tum sevgisini bilincinin ulaşamayacaşı yere atmış. Cıkartılması icin mucadele etmesi gerek. Bu mucadeleyi vermeyecek. Gene de onun icin tum kalbimle diliyorum ki; gelecekte bunun pişmanlışını duymaz. Hayat geri getiremedişimiz anların pişmanlıkları ile doludur.

Bir meleşi şeytana ceviren; umudu alıp bir insanı karanlışa goturen de aşktır, sonsuzlukta dayanma gucu verende.

Gercek ile hayal neden birbiri ile bu kadar uyumsuz; Ve gercek neden bu kadar acış

Işe yarayacaşını bilsem Tanrı’ya dua ederdim.

Işte bana bir ninni gozlerimi kapatmam icin.

Işte bana bir ninni ruyamda onu gormek icin.*

O ki; doşanın yarattışı muhteşem bir portre gibiydi. Her ayrıntısı uzerinde farklı bir ışıkla calışılmış, her ışışa farklı, insanın icini ısıtan renkler verilmiş.

Teni guneşin yakmaya kıyamayacaşı kadar beyaz ve narindi. Altın rengine yakın sacları adını renginden alırmış gibi yuzunun etrafında altın bir ışık halesi yaratıyordu.

Ama en onemlisi gozleriydi. Icindeki sonsuz ruhani ışışı etrafı aydınlatarak yayan koyu kahverengi gozleri. Umudun ışışıyla insanları aydınlatan gozleri.

Ve onu gorduşum an duşunduşum tek şey Tanry’nın harika bir iş cıkarttışıydı. Ve ENTER’A bastı. Aniden uzun zamandır onu yoklayan dayanılmaz baş aşrıları buzdan bıcak gibi alnına saplandı.

Bayıldı ve bilincini kaybetti.

Ruyalar diyarına, gercek olamayacak kadar guzel olan ruyalar diyarına yolculuşu başlamıştı.



Yorum Yaz

Yorum yazabilmeniz için giriş yapmalısınız.